yurt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yurt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.2.10

yurttan nağmeler/12

selam genç yaşlı tüm okuyucular. okuluma yurduma döndüm, kaç gündür sizlere yazı yazasım vardı da erteliyordum. bugün de ertelenmiş hali bu zaten, yapacak bişey bulamadım yazıyorum gibi bi olay

neyse arkadaş yurdu özlemişim yarı resmen yahu. çok ilginç bir şey, insan evinden sonra neden ister ki yurtta kalmak? yurt bahane ortam şehane, uuu :p geldim özlemişim buraları, yeni sınıfımla tanıştım. hoş gibiler, hocamız da iyi gibi görünüyor. ancak Sema Hoca ya her daim saygılar...

işin garibi bugün kitapta "erkekler ve bayanlar arasındaki iletişim problemleri" diye konu var diye hoca gitti bizi ayırdı erkekler kızlar olarak. sınıfta düşman olduk nerdeyse kanlı bıçaklı. yarına unutsalar bari. ne oldu demiştim?

bir de size guitar hero demem lazım. daha önce öve öve bitirememiş olsam da. bizim oyun salonumuza 3 adet gelmiş kendisinden. çok zevkli arkadaşlar. geçin başına çalın söyleyin. bayağı zevkli hani. bugün guitar hero ya diye çarşıya çıkıp kendimi kızılayda buldum, oyun da oynayamadık ama yeni insanlarla tanışmış oldum. beni okumaya başlarlar da eski yazılarımı okurlar ise bu selamımı da görmüş olurlar buralardan

haaağ, 2 de kalan son arkadaşların hepsi benim yurda aynı odaya çıktı. şansa bak sen müdürün yaptığı ufak ufak ayaklara rağmen ben de taşındım yanlarına. bizim binayı görüyor yeni odamın penceresi..

sizlere son olarak 14 şubatta aldığım bir adet kartı paylaşacağım. kendisi Anadolu Jet (bir THY markasıdır) tarafından verilen sevgililer günü kartı ve çikolatasıdır. o çikolatanın şekli kalp olmalıydı aslen ama eridi tabi ben resmini çekene kadar yurda getirip. neyse buyrun yiyin:



gününüz geceniz hoş olsun, baş baş...

10.12.09

yurttan nağmeler/8

öncelikle belirtmek isterim ki kendimi bu başlığı atarken çoooook uzun zamandır ne okulda ne de yurtta değilmişim gibi hissettim.

neyse bakalım bana uzun gelen bir aradan sonra tekrar sizlerleyim. yazacak pek birşey çıkmadı son zamanlarda adam akıllı sanırım o yüzden olsa gerek bu aralık..

hadi başlayalım o zaman, üzerinde duracağım 3-5 şey var bayramdan sonra meydana gelen. öncelikle ODTÜ deyince bu aralar aklıma ilk gelen şeylerden bir tanesi "langırt" oldu. o kadar sık langırta gidiyoruz ki 3 akşamdan 2 sinde annem aradığı sırada langırt oynuyor oluyorum, kapattığım için de sonra fırça yiyorum haklı olarak :) geçen cuma sınıftan Volkan, Furkan ve Yasemin'le bilardo oynamaya gittik blackballa. Furkan ve ben bir takım, diğerleri de ikinci takım oldu. biraz yenildik sanki ama olsun.. neyse ondan sonrasında da dedik ki hadi biraz langırt oynalayım. blackballa girip langırtsız çıkılmaz. neyse efendim aldık toplarımızı geçtik masamıza. oyunun sonlarına doğru Yasemin fark etti ki (sağol Yasemin!) kalelerden toplar resmen taşıyor. tabi biz boş durmadık. toplar bittikçe elimizin yettiğince -ki en çok eli yeten tahmin edileceği üezre bendim :)- top alıp alıp oynadık. Ömer abinin köküne kibrit suyu döktük birazcık :) Volkan yenilen güreşçi güreşe doymaz misali sürekli yeni top aldırtıp durdu bize ama. suçlu sensin Volkan! :p

aklıma gelen ikinci şeyse ODTÜ SAS oldu bu aralar. ne kadar zorlamaya başlasalarda bizi yaptığım tek spor olarak kendisini seviyorum ben. yüzüp ediyoruz falan hoş oluyor. bugün de sınav yaptılar ona girdik çıktık falan. "30 m nin altında ciğerlerin çökmesi gerekirken nasıl daha fazla dalabiliriz?" sorusuna şıklardan birinde "iman gücüyle" şeklinde bir de ibare vardı :) yarın da malzeme alımına çıkacağız. iş ciddiye biniyor artık anlayacağınız :)

başkaaaa, aklıma sınıf geliyor ya. sınıfımız çok güzel eğlenceli falan. seviyorum onları. hocamız da mükemmel daha ne olsun zaten. dağılmasın bu sınıf eey yetkili! bizi direk UP 35 yapın. bugün de hocamıza bir doğum günü yaptık sınıfta. bir kere de burdan kutlamış olayım (eğer okuyorsa inşallah). nice mutlu senelere Sema Hocam. diğer bir deyişle "hepi börtdey tiçır"

son geldi bakın şimdi aklıma. okulda yoyo çılgınlığı var bu aralar. çarşıda bilmemneye başvuranlara veriyorlarmış. Faho'da yoyosunu bana verdi sağolsun. çılgınlığa ortak oldum :)

bi de şey sorcam sevgili okur. geçen lavaboda duydum garip bir tavsiyeydi. her ne kadar kullanmayacakta olsam merak ettim :) içmiş bir insan kusmak yerine yanına bi poşet alıp yatarsa 10 dk içinde falan rahat bi şekilde uykuya dalar mı? öyle ilginç teorisi olan birisi vardı zira kulak misafiri olduğum..

neyse yeter bu kadar uzattım bu sefer de çok :) hadi sevgili okur görüşürüz sonra tekrar bi ara..

baş baş...

dip soru: eğer okuyorsa inşallah???

2.12.09

bayram part 2

eveet gelecek olursak bayram tatilimin gerçekten bayram içeren kısmına pek fazla bi atraksiyonum olamadı sevgili okur :)

eğlendim ettim ama. 2. günü Veysel'de geçirdim, dizi film çılgınlığı yaşadık. korkunç bir film 2-3, son durak 4, how i met your mother dan 3 bölüm, heroes tan 1 bölüm, flashforward dan 1 bölüm, house dan 2 bölüm izledik. ancak ben 2. bölümü izlemeyip uyudum artık. saat 5,30 olmuştu zira. ama zevkli oluyor tavsiye ederim bu tip ilginç şeyler yapmanızı :)

ancak çok çabuk geçti 10 gün be okur. ne güzel eğleniyordum. 10 gün Mersin'de bulunmama rağmen en az 7 farklı yatakta da uyumuş bulundum çok ilginçti :) ama dönüp dolaşıp üzerinde "3" yazmakta olan ve "Eyvah Mahmut Hoca!" etiketli yatağıma geri döndüm işte...

otobüste siz siz olun en arkaya yer alacaksanız bile 5 kişi olmasın o arka taraf (en azından elinizde olan bir durumsa tabi) çok çok sıkılıyor insan (fiziksel olarak) hele ki benim gibi garip boyutlardaysanız. benden uyarması!

neyse bakalım döndük buraya sonunda, dersimize girdik çıktık. hoca sanırım tatilden dönmüş olmamızdan dolayı suratlarımızda olan acınası ifadeye gerçekten acıdı ve son dersin yarısını işlemedi sağolsun :)

bu kadar benden bu seferlik, hadi baş başş..

dipnot: pussycat dolls - hush hush sardım bu aralar ilginçtir :)

13.11.09

yurttan nağmeler/7 (bu yurt bana küçük)

evet geçen günkü 2. yurttan son seslenişimden sonra dün sabah taşınmış bulunmaktayım. müdür "bey" le gittik baktık 6 da yer var mıymış diye ama bulamadık. ben de duyumumu diretmek adına gittim bi de 6. yurt müdürüyle konuştum ancak sonuç olarak 4 e yerleşmiş bulundum :)

sığmadım sevgili okur yurda. sığmadım derken eşya falan değil onlar maşallah bayağı iyi yerleşti. yakında herşey tam oturacakta ben fiziksel olarak sığamadım bi türlü. hiçbirşeyi bana göre yapmamış adamlar. kendimi dev gibi hissederdim zaten ara sıra ama burdaki herşey bana bunu hissettirmek için tasarlanmış sanki :)

duşlara girdim, duş kısmı sabit, ayrıca bilin bakalım? evet benden kısa.. kafamı yıkamak için kamburumu çıkartmak mecburiyetindeyim. sonra bu zaten normalde de yaşadığım bi problem değilmiş gibi lavabolardaki aynalarda kısa. kendimi göremiyorum. ranzanın da üst katına düştüm. hani alışık olmadığımdan değil yine de o da kısa. üstünde ne var ne yok görmek güzel birşey ama 2 deki bu kadar kısa değildi.

kısacası kendimi bildiğiniz devlik kompleksine sokmuş durumdayım -bilmiyor olmanız da muhtemel hani ya neyse :p-

odadaki diğer kişilerse hepsi büyük insanlar, pek küçük kaldım. en yakınım 2. sınıfta. neyse idare edeceğiz bakalım. kendimi küçük hissettiğim tek konu yaş oldu herhalde bu yurtta :)

neyse sevgili okur bu kadar yeter sabah sabah, daha kahvaltısı var dersi var.. hadi görüşelim yine sonra bi ara :)

baş baş..

11.11.09

yurttan nağmeler/6

sevigili okurlar, sizlere 2. yurdumdan son kez bi seslenişte bulunuyorum!

evet doğru duydunuz, ismimin sonunda bulunan "(geçici yerleştirme)" şeklindeki ekten kurtulmuş bulunmaktayım. ancak iş bu ki 4. yurda gidiyorum. tabi bu pek birşey ifade etmiyor sizler için :) neyse 4. yurt öğrenciler arasında en berbat olduğu söylenilegelen yurt... bende bunu bildiğimden müdür "bey" in yanına çıkarak 6 da yer varsa oraya gitmek istediğimi söyledim. bakalım bakacakmış yarın, hayırlısı... yer varmış diye duydum da emin olamıyoruz haliyle...

neyse gelirsek normal konulara dersler tüm sıkıcılığıyla devam ediyor. sıkıcı çünkü ingilizceden başka birşey yok. sıkıldık haliyle. hele bir de bildik birşeyler görüyorsak vay halimize :) quizz gelse de kaçsak modunda sınıfın %99.9 u :)

az önce de oyun salonundan gelmiş bulundum. bir langırt oynamışım ki sormayın. fırfır adlı hamleyi teknik bir şekilde kullanmaya başladım sanırım :D ya da aşırı ballıyım, ki 2. ihtimal daha da büyük hani :)

neyse bugünlük bu kadar benden, pek kısa, gereksiz, konusuz bi yazı oldu ya sağlık olsun. yeni yurdumdan daha normallerini yazarım inşallah...

baş baş.. :)

15.10.09

yurttan nağmeler/3

bu konuya düşündüm düşündüm "yurttan nağmeler" başlığı gider mi gitmez mi diye karar veremedim. umarım doğru etmişimdir de etmişimdir gibi geliyor :)

öncelikle az önce öğrenmiş bulunmaktayım ki (ki bu sefer gerçek) pazartesi günü yeni liste asıyorlarmış, postalanıyor muyuz heyecanıyla beklemekteyiz.

gelelim asıl konumuza. sevgili okur burda "dc" adlı bi programda açılmış bi "hub" var, bildiğin p2p yapıyorsun aslen. ancak hızı 17 MB/sn gördüm bir sefer, hani pek bi hızlı. ne indirsem şaşırdım, gözüm döndü karar veremez oldum. normal yollu p2p ye (nasıl yapılmıştır aklım ermez ya vardır bi yolu) öyle bi sınırlama gelmiş ki en çok 1 KB/sn gördüm kendilerinde, dedim dc şart. sonunda böyle oldu işte. diyeceğim şudur ki makul ücretler karşılığında dvd istekleri alınır efendim. (bkz: korsana evet)

ha bir de bilardo öğrenmiş bulunmaktayım. şimdilik "9 top" adlı oyunla sınırlı kalsam da zamanla kendimi geliştireceğim. O'Sullivan ı o kadar izledikten sonra "snooker" öğrenmemek ayıp olur diye düşünmekteyim. rakip aramaktayım, duyurulur! :)

ayrıca öğrenci toplulukları konusunda ilerlemekteyim. şu anda 3 topluluğa üyeyim ki bunlar pazartesi günü 5 e çıkabilir. bakalım kaç tanesine devam söz konusu olacak. kim eğlendirirse ona gidicez artık :)

dipnot: karar verdim de yazarken yazı cidden "yurttan nağmeler" içeriğine uygun oldu, yurt ve kampüs hayatı. güzel karar vermişim kutladım kendimi :)

pek bi kısa oldu sanki ya hadi arayı açmam söz ;)

baş baş...

7.10.09

yurttan nağmeler/2

şimdi yine bu yazı parça parça dilek şikayet ve anılardan oluşacak. hatta ilerki "yurttan nağmeler" de öyle olur. bi daha uyarı yapmam adam gibi okuyun :p girişlere fazla dikkat etmeyebilirim yani.

öncelikle şikayetten başlamak istiyorum. şikayetim odama internet bağlayabilmiş olmama rağmen dosya aktarım hızının çok yavaş olması. adamlar sınır koymuşlar. en azından bana müdür beyciğimin dediği bu :) dc adlı bi program varmışta onu da henüz tam öğrenebilmiş değilim. indirme konusunda problemlerim var yani.

neyse o zaman geleyim daha güzel şeylere, arkadaşlarla aramız gittikçe hoş oluyor, ortama alışıyoruz ama 2 den kovulmamıza ramak kaldı (geçen sefer kovmadılar bu sefer de cuma gününü bekliyoruz).

aklıma gelmişken hangi yazıdaydı hatırlamıyorum geçiciyiz diye kimliğimiz yok diye serzenişte bulunmuştum. meğersem kimliğimizin arkasına bandrol yapıştırıyormuşlar artık. bu sebepten yazıda belirttiğim gibi geldim özrümü diliyorum.

özür dilerim gerekli mercii. arz ederim...

sevgili okurlarım sonunda çarşının içindeki oyun salonunu keşfetmiş bulunmaktayım, gurur ve onurla bildiririm :) langırta sarmış durumdayız oda arkadaşlarıyla. katılımda bulunmak isteyen arkadaşları aramızda görmek isteriz :D Not: fırfır serbest :D

radyo topluluğunun tanışma toplantısı da eğlenceliydi gayet. sevdim grubu, devam ederim çok büyük ihtimal :)

aklıma gelmişken Paramore da yeni albümlerini yakın bi zamanda yayınlamış bulunmakta. "Careful" "Ignorance" "All I Wanted" ve "The Only Exception" şimdilik favorilerimden, tavsiye ederim.

öğrencilerin ingilizce çalışması için yapılmış bi yerde de asistan olmak için başvuruda bulundum bu arada bugün. dua ediniz lütfen :)

hadi aklıma da bişey gelmiyor başka. daha farklı ve eğlenceli olaylar yaşadığım zaman onları yazarım telafi olmuş olur :)

baş baş...

30.9.09

yurttan nağmeler

konumuz başlıktan sanılabileceği üzere TSM vb. bir konuda değildir. öyle zannedipte okumaya başlayanınız varsa bıraksın gitsin :)

sanırım bu da benim seri halindeki yazım olacak sevgili okurlar (en azından bana öyle gelmekte)

neyse belki bildiğiniz belki de bilmediğiniz üzere pazartesi günü yurduma gelip yerleşmiş bulunmaktayım. 2. yurt dediler, asistan yurdudur aslen dediler, kraldır dediler (onlar demesede özelliklere bakınca zaten benim gözümde kral olmuştu). şans bu ya ben de geldim 2. yurda geçici yerleştirme olarak girdim kalıyorum. kısa bi özet yaparsak 4 adet 2 kişilik miniminicik oda yan yana durmakta ve bu 4 odanın birlikte kullandığı mutfak+banyo+wc den oluşan bi alanımız bulunmakta.

neyse gelmişiz yerleşmişiz, tanışıp etmişiz 3. günün sonlarına gelmişiz (yazım tarzım çok mu saçma oldu?) derken az önce öğrendiğimiz bi bilgiye göre hepimizi yarın postalayacakları haberini aldık. hayır hepimiz böyle tanışıp güzelinden bi muhabbet kurmuş olmasak bu kadar üzülmicez de adamlar sağolsunlar yaptılar yapacaklarını. bir de wireless var dediler de nedendir bilinmez yapmam gereken herşeyi yapmama rağmen girememekteyim bu da ayrı bi konu.

neyse böyle serzenişle dolu bir yazı olsun istemiyorum yazı çok fazla (ki ilk başlık fikrim "yurda serzeniş" idi). o yüzden biraz buradaki hayattan bahsedeyim istiyorum.

öncelikle bu 4 odadan 1 tanesinde iş bu ya sınıftan bi arkadaş düşmüş. bi de sadece ikimizin öğleden sonra dersi var, herkes gidiyor biz sessiz sessiz yatıyoruz pek bi keyifli oluyor sabahları :) (oluyordu fikrine alışmam gerekecek sanırım) sonra kahvaltı ders odaya geri dönüş, akşama birlikte ödevleri yapma karşılaşştırma takıldığın yerleri sorma falan, hem eğlenip hem öğrenir olduk, pek bi keyifliyiz anlayacağınız :) gerisi de ilk izlenim olarak iyi insanlar çok şükür.

neyse acaip sıkıcı bir yazı olarak gitmekte olduğunu düşündüğüm için bugün markette duyduğum ve adamı rencide etmemek üzere kendimi gülmemek için zor tuttuğum cümleyi aktaracağım sizlere. de hadi buyrun o zaman:

evet efendim doğru tahmin ettiniz, çıktık markete gittik. alışveriş yaptık bi de üstüne, bak sen bize :p neyse tam dışarı çıkmak üzereyiz, para üstünü bekliyoruz ki bir de ne duyayım. arkadaki bay kasiyer bizim geçtiğimiz kasadaki bayan kasiyere bir adet 50 lik uzatıp "şunu bi parçalar mısın?" demesin mi? :D

dipnot: "yurttan nağmeler" adlı muhtemelen seri olacak yazı dizisi yurtta ve kampüste yaşamış olduğum gerçek olaylardan alıntı olacaktır (belki de arkadaşların yaşadıkları da olur tabi). tüm kahramanlar gerçek hayat ürünüdür :)

24.9.09

Boşluk/2

başlık bile bulamadım, eski konulardan birinin başlığını aldım ya başa hadi hayırlısı

<--------------------------------------------------------------------------------->

neyse efendim böyle ayın bi başında bi sonunda yazar oldum, ama blog u unuttuğumdan sizleri unuttuğumdan değil hani yanlış anlaşılmaya. konu bulamıyorum arkadaş. o yüzden "Boşluk/2" iyi bi başlık olmuş bile olabilir hani. neyse bakalım yine bu eski konularımdan birine benzeyebilir zira bana öyle olacakmış gibi geliyor

neyse bizim okulumuz sağolsun biz hazırlıklara ilkokul yahut lise muamelesi yapıp bizim derslerimizi bugün başlatmış bulunmakta, gittik bugün (bilmeyenler için inter oldum) sınıfımıza oturduk bekledik hocamız gelsin. tatlı böyle hafif deli bi kadın gibi görünüyordu, hoşuma gitti. ancak deneyimlerime dayanarak "kızdırılmaması gereken" bir insan olduğunu söyleyebilirim sanırım. yarın da ilk quiz imizi yapacakmış bize sağolsun (herkes sağoluyor ya hayırlısı) zaten yazı yazmakta tekrar zorlandım bugün ya ona da hayırlısı bakalım :)

ayrıca yine gittim bugün yurda kaydımı yaptırdım, ancak az önce birşey fark etmiş bulunmaktayım ki bana gerçekten geçici muamelesi yapıyorlar (ya da bilgi eksikliğimden öyle geliyor). çünkü bizlere yurt kimliği verilmesi gerektiği konusunda güçlü hislerim var :) ancak adımın karşısına bi geçici yazıldı diye adamlar bi kimlik bile vermediler, yazıklar olsun size. kınadım :p (ha bu sözlerim daha sonra ağzıma tıkılabilir mi tıkılabilir gelir özrümüzü de dileriz :) ) ayrıcaaa, yemek dersleri alınır! arz ederim.

ayrıca sizlere tavsiye, uzaklarda akrabalarınız varsa bayramlarda falan gittiğinizde sürprizlere hazırlıklı olun kimin geleceği hiç belli olmuyor. sülale bi araya geldi nerdeyse bu bayram güzel de oldu. hatta siz de gidin sürpriz yapın zira sürpriz yapan daha güzel karşılanıyor, ertesi gün istediği her türlü yemek yapılıyor vs :) keyifli oluyor yani :)

kendisine ait portatif pc sahiplerine de burdan sesleniyorum ve diyorum ki tatile giderken eğer benim gibi sürekli pc başında oturanlardansanız illa ki bişey yapın alın pc nizi yanınıza. sonra gereksiz bi özlem oluyor "ama bilemedim ben onuuu :(" şeklinde neden almadığınız konusunda sızlanabiliyorsunuz, deneyimlerimden bunları da iletirim :)

sizlere söz de vereyim (umarım boş çıkmaz) yurt ortamına girdiğimde daha da çok yazacağım yazı. böyle diyorum çünkü konu olarak oralarda sıkılacağımı zannetmiyorum. yeni insanlar, eğlence, gırgır, şamata, haydi eller havaya, hoppaaaaa, vs. vs. lerden pek çok yazacak şey çıkacağına inanıyorum :)

dipnot: illa yeni cümleye başlarken "shift" adlı tuşa basmaktan sıkılmış olacağım ki büyük harfleri fark edeceğiniz üzere yazılarımdan kaldırmış bulunmaktayım. arz ederim!

kendime not: paragraf girişlerini biraz daha düzgün yap be adam!

baş baş... :)

15.8.09

Değişiklik Zamanı

Eveet çok şükür üniversiteyi kazanmış olmamla beraber pek çok değişikliğin başlayacağı kesinleşmiş oldu ben de başlayayım değişikliklere diye düşündüm. Herkesin fark edeceği üzere blog şablonumu değiştirdim hem daha parlak iç açıcı oldu hem de yazılar artık daha büyük daha rahat okunur hala getirilmiş oldu. HTML bilgim olmadığı için zaten kendimce değişiklikler yapamıyorum ama olsun ben de şablon değiştiriyorum anca :)

Bir diğer değişiklik üniversite hayatına başlarken olacak ve yurda yerleşeceğim çok büyük bir ihtimalle. Yalnız kalmak nedir adam akıllı öğreneceğim. Daha önce de yalnız kaldım yalnız başıma Kıbrıs'a gittim de orduevinde zaten yemek hazır zaten tatil 1 hafta diye çamaşır derdi yok ütü yok falan filan pek bi rahattı yani :) Neyse işte bi de bunu öğrenmiş olacağız hayırlısı bakalım artık...

Gelelim eve tıkılmış durumdayken yaptığım aktivitelere. Caner de bahsetmiş çalar gibi oldum sankim (özürlerimi borç bilirim Caner) ama Guitar Hero dan bahsetmeden ben de geçemeyeceğim. 3 ve 4 ü indirdim ben geçenlerde. 3 zaten sadece gitar seçeneğiyle mevcut easy seviyede bitirdim oyunu. Sonra da 4 te bateri seçeneğini easy seviyede bitirdim yine ondan beridir bakmaz olmuştum. Sonra dün Caner bana youtube daki expert seviyede "Fade to Black" "One" çalan adamların videolarını atınca gaza geldim. Lan dedim bu adamlar yapıyor ben neden yapamayacak mışım ki dedim. Bi girdim expert e 20. notaya gelemeden şarkı bitiverdi :D Sonunda dank etti ki demek ki bu adamlar ya bunun kitini almış öyle çalıyorlar ya da wii de falan oynanıyor yoksa çok zor abi 5 nota çalmak klavyeden. Başaranlara tabi saygı duyuyorum, kendilerini ayakta alkışlıyorum. Normal seviyede gitar çalaraktan gidiyorum bakalım şimdilik :) Bi de 4 için bana USB mikrofon ödünç verecek var mıdır acaba aranızda bilmek isterim bunu da :)

Neyse bi de bu oyun vasıtasıyla "Paramore - Misery Businnes" şarkısını sizlere de tavsiye etmeden eylemeden geçemem ben, hep kendine hep kendine olmaz sonuçta :)

Haaa bi de geçen gittim kütüphaneye kitap aldım. Stephen King - Sadist. okuyan var mıdır bilmem ama mükemmel gidiyor kitap. Kitaptaki kadın harbi sadistmiş yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. İlk cinayetini 11 yaşında işleyen kadından ne beklersin ki sen zaten :D

Son olarak 30 unda Ankara'dayım, 2 sinde dönüyorum sanırım geri. Sonra da 14 ünde gelip yerleşeceğim muhtemelen haberiniz olsun karşılama komitesini hazır edin :p

Sıkıcı bi yazı oldu ben bile yazarken sıkıldım be tüüü bana. Neyse sonra güzel de yazarım söz. Hadi görüşürüz :)