hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.12.09

yurttan nağmeler/8

öncelikle belirtmek isterim ki kendimi bu başlığı atarken çoooook uzun zamandır ne okulda ne de yurtta değilmişim gibi hissettim.

neyse bakalım bana uzun gelen bir aradan sonra tekrar sizlerleyim. yazacak pek birşey çıkmadı son zamanlarda adam akıllı sanırım o yüzden olsa gerek bu aralık..

hadi başlayalım o zaman, üzerinde duracağım 3-5 şey var bayramdan sonra meydana gelen. öncelikle ODTÜ deyince bu aralar aklıma ilk gelen şeylerden bir tanesi "langırt" oldu. o kadar sık langırta gidiyoruz ki 3 akşamdan 2 sinde annem aradığı sırada langırt oynuyor oluyorum, kapattığım için de sonra fırça yiyorum haklı olarak :) geçen cuma sınıftan Volkan, Furkan ve Yasemin'le bilardo oynamaya gittik blackballa. Furkan ve ben bir takım, diğerleri de ikinci takım oldu. biraz yenildik sanki ama olsun.. neyse ondan sonrasında da dedik ki hadi biraz langırt oynalayım. blackballa girip langırtsız çıkılmaz. neyse efendim aldık toplarımızı geçtik masamıza. oyunun sonlarına doğru Yasemin fark etti ki (sağol Yasemin!) kalelerden toplar resmen taşıyor. tabi biz boş durmadık. toplar bittikçe elimizin yettiğince -ki en çok eli yeten tahmin edileceği üezre bendim :)- top alıp alıp oynadık. Ömer abinin köküne kibrit suyu döktük birazcık :) Volkan yenilen güreşçi güreşe doymaz misali sürekli yeni top aldırtıp durdu bize ama. suçlu sensin Volkan! :p

aklıma gelen ikinci şeyse ODTÜ SAS oldu bu aralar. ne kadar zorlamaya başlasalarda bizi yaptığım tek spor olarak kendisini seviyorum ben. yüzüp ediyoruz falan hoş oluyor. bugün de sınav yaptılar ona girdik çıktık falan. "30 m nin altında ciğerlerin çökmesi gerekirken nasıl daha fazla dalabiliriz?" sorusuna şıklardan birinde "iman gücüyle" şeklinde bir de ibare vardı :) yarın da malzeme alımına çıkacağız. iş ciddiye biniyor artık anlayacağınız :)

başkaaaa, aklıma sınıf geliyor ya. sınıfımız çok güzel eğlenceli falan. seviyorum onları. hocamız da mükemmel daha ne olsun zaten. dağılmasın bu sınıf eey yetkili! bizi direk UP 35 yapın. bugün de hocamıza bir doğum günü yaptık sınıfta. bir kere de burdan kutlamış olayım (eğer okuyorsa inşallah). nice mutlu senelere Sema Hocam. diğer bir deyişle "hepi börtdey tiçır"

son geldi bakın şimdi aklıma. okulda yoyo çılgınlığı var bu aralar. çarşıda bilmemneye başvuranlara veriyorlarmış. Faho'da yoyosunu bana verdi sağolsun. çılgınlığa ortak oldum :)

bi de şey sorcam sevgili okur. geçen lavaboda duydum garip bir tavsiyeydi. her ne kadar kullanmayacakta olsam merak ettim :) içmiş bir insan kusmak yerine yanına bi poşet alıp yatarsa 10 dk içinde falan rahat bi şekilde uykuya dalar mı? öyle ilginç teorisi olan birisi vardı zira kulak misafiri olduğum..

neyse yeter bu kadar uzattım bu sefer de çok :) hadi sevgili okur görüşürüz sonra tekrar bi ara..

baş baş...

dip soru: eğer okuyorsa inşallah???

2.12.09

bayram part 2

eveet gelecek olursak bayram tatilimin gerçekten bayram içeren kısmına pek fazla bi atraksiyonum olamadı sevgili okur :)

eğlendim ettim ama. 2. günü Veysel'de geçirdim, dizi film çılgınlığı yaşadık. korkunç bir film 2-3, son durak 4, how i met your mother dan 3 bölüm, heroes tan 1 bölüm, flashforward dan 1 bölüm, house dan 2 bölüm izledik. ancak ben 2. bölümü izlemeyip uyudum artık. saat 5,30 olmuştu zira. ama zevkli oluyor tavsiye ederim bu tip ilginç şeyler yapmanızı :)

ancak çok çabuk geçti 10 gün be okur. ne güzel eğleniyordum. 10 gün Mersin'de bulunmama rağmen en az 7 farklı yatakta da uyumuş bulundum çok ilginçti :) ama dönüp dolaşıp üzerinde "3" yazmakta olan ve "Eyvah Mahmut Hoca!" etiketli yatağıma geri döndüm işte...

otobüste siz siz olun en arkaya yer alacaksanız bile 5 kişi olmasın o arka taraf (en azından elinizde olan bir durumsa tabi) çok çok sıkılıyor insan (fiziksel olarak) hele ki benim gibi garip boyutlardaysanız. benden uyarması!

neyse bakalım döndük buraya sonunda, dersimize girdik çıktık. hoca sanırım tatilden dönmüş olmamızdan dolayı suratlarımızda olan acınası ifadeye gerçekten acıdı ve son dersin yarısını işlemedi sağolsun :)

bu kadar benden bu seferlik, hadi baş başş..

dipnot: pussycat dolls - hush hush sardım bu aralar ilginçtir :)

27.9.09

bay hg- bay bi

"pek bi az zaman geçti bu sefer de be!"

dimi ama? neyse idare edelim bakalım. bugün ve dün yaşadığım birkaç şeyi aktarasım geldi, onlardan bahsedeyim dedim ben de.

öncelikle sınıfım hoşuma gitmeye başladı, insanlar "heeeheee yanlış söyledi, şuna baaaak!" şeklinde saçma sapan hareketlerde bulunmuyorlar. en sevdiğim özellikte bu zaten. büyümüş müyüz nedir? :) neyse bi de hocamız bize ilk gün bi oyun oynamıştı.. tahtaya sayılar yazıp resimler çizip "bunlar benimle alakalı şeyler, bil bakalım ne?" şeklinde (off course in English) :) ikinci gün de aynısından bize yaptırdı. kağıtlara sayılar yazdık sonra gidip birbirimiz hakkında tahminlerde bulunduk falan. hem eğlenip hem öğrendik :) ayrıca artık sınıfta "Edirne'de doğan ama bir daha hiç görmemiş olan çocuk" olarak bilinmekteyim. öyle de belli ettim kendimi egoist miyim neyim? :)

neyse asıl konuma gelecek olursam. bugün ailecek yenilenmiş olan gençlik parkına gittik, kardeşimle kocaman kaydıraktan kaydık, cam labirentte yolumuzu bulamadık vs. bunlar önemsiz detaylar. gelelim benim asıl gözdem olan ve kuyrukta beklerken deli olmuş bulunduğum alete. öncelikle buyrun resmi, ardından da gerisi:



resim aydınlıkken çekildi ancak ben akşam vakti bindim, akşam vaktine de haliyle sıra artmış bulunmaktaydı. neyse zar zor, yaka paça koptum aileden gittim girdim kuyruğa bi güzel. ardından iki insan (biri bu alete binmek istiyor diğeri hor görüyor) arasındaki konuşma şöyle gelişti. aslında gelişmedi kuyruğa girmelerinden ben binene kadar alete aynı şekilde devam etti, benden sonra neler olmuştur bilemem. neyse:

hor gören: abi valla bunda bişey yok, baksana sadece 3 kere dönüyor
binmek isteyen: a...
hg: baksana abi aha bak şu turda bi takla atıyo bi tek bu işte
bi: güz...
hg: ya ama bi o takladan sonra zaten yavaşlıyor
bi: be...
hg: zaten çığlık bile atmıyorlar abi gel bak şu diğerine binelim...

bu konuşmanın aynısı dediğim süre zarfında defalarca tekrarlandığından dolayı (aslında göreceğiniz üzere "bay bi" pek konuşamadı) dönüp "bay hg" ye "yeter lan gidin biniyorsanız diğerine binin gitmeyecekseniz de susun sıranızı bekleyin!" veya türevleri şeklinde çemkirecek oldum birkaç kez.

ayrıca gayette eğlenceliydi, bunu indiğim zaman "bay hg" ye söylemek isterdim doğrusu

sıradaki bira kokusu da bayıltacaktı ancak oyuncağa binip indikten sonra bunu hatırlayacak kadar bi kafaya sahip olmadığımın farkına vardım :)

çok boş bi son oldu sanki ya neyse!

hadi baş baş :)

24.9.09

Boşluk/2

başlık bile bulamadım, eski konulardan birinin başlığını aldım ya başa hadi hayırlısı

<--------------------------------------------------------------------------------->

neyse efendim böyle ayın bi başında bi sonunda yazar oldum, ama blog u unuttuğumdan sizleri unuttuğumdan değil hani yanlış anlaşılmaya. konu bulamıyorum arkadaş. o yüzden "Boşluk/2" iyi bi başlık olmuş bile olabilir hani. neyse bakalım yine bu eski konularımdan birine benzeyebilir zira bana öyle olacakmış gibi geliyor

neyse bizim okulumuz sağolsun biz hazırlıklara ilkokul yahut lise muamelesi yapıp bizim derslerimizi bugün başlatmış bulunmakta, gittik bugün (bilmeyenler için inter oldum) sınıfımıza oturduk bekledik hocamız gelsin. tatlı böyle hafif deli bi kadın gibi görünüyordu, hoşuma gitti. ancak deneyimlerime dayanarak "kızdırılmaması gereken" bir insan olduğunu söyleyebilirim sanırım. yarın da ilk quiz imizi yapacakmış bize sağolsun (herkes sağoluyor ya hayırlısı) zaten yazı yazmakta tekrar zorlandım bugün ya ona da hayırlısı bakalım :)

ayrıca yine gittim bugün yurda kaydımı yaptırdım, ancak az önce birşey fark etmiş bulunmaktayım ki bana gerçekten geçici muamelesi yapıyorlar (ya da bilgi eksikliğimden öyle geliyor). çünkü bizlere yurt kimliği verilmesi gerektiği konusunda güçlü hislerim var :) ancak adımın karşısına bi geçici yazıldı diye adamlar bi kimlik bile vermediler, yazıklar olsun size. kınadım :p (ha bu sözlerim daha sonra ağzıma tıkılabilir mi tıkılabilir gelir özrümüzü de dileriz :) ) ayrıcaaa, yemek dersleri alınır! arz ederim.

ayrıca sizlere tavsiye, uzaklarda akrabalarınız varsa bayramlarda falan gittiğinizde sürprizlere hazırlıklı olun kimin geleceği hiç belli olmuyor. sülale bi araya geldi nerdeyse bu bayram güzel de oldu. hatta siz de gidin sürpriz yapın zira sürpriz yapan daha güzel karşılanıyor, ertesi gün istediği her türlü yemek yapılıyor vs :) keyifli oluyor yani :)

kendisine ait portatif pc sahiplerine de burdan sesleniyorum ve diyorum ki tatile giderken eğer benim gibi sürekli pc başında oturanlardansanız illa ki bişey yapın alın pc nizi yanınıza. sonra gereksiz bi özlem oluyor "ama bilemedim ben onuuu :(" şeklinde neden almadığınız konusunda sızlanabiliyorsunuz, deneyimlerimden bunları da iletirim :)

sizlere söz de vereyim (umarım boş çıkmaz) yurt ortamına girdiğimde daha da çok yazacağım yazı. böyle diyorum çünkü konu olarak oralarda sıkılacağımı zannetmiyorum. yeni insanlar, eğlence, gırgır, şamata, haydi eller havaya, hoppaaaaa, vs. vs. lerden pek çok yazacak şey çıkacağına inanıyorum :)

dipnot: illa yeni cümleye başlarken "shift" adlı tuşa basmaktan sıkılmış olacağım ki büyük harfleri fark edeceğiniz üzere yazılarımdan kaldırmış bulunmaktayım. arz ederim!

kendime not: paragraf girişlerini biraz daha düzgün yap be adam!

baş baş... :)