26.10.09

insan modelleri

evet sonunda dün kampüs dışarısına çıkmış bulunup farklı insan modelleriyle karşılaştım. hepsini de not aldım ki kendime gelince paylaşayım diye ama film izlemeyi yeğledik. beklettiğim için özür dilerim sevgili okur :)

dün 16 sularında oda arkadaşımın yapacağı alışveriş vesilesiyle dışarı çıkmaya karar verdik ve 4 insan çıktık dışarı. okulumuzun Eskişehir yoluna olan kapısı sağolsun kampüsün nerdeyse yarısını kaplayacak uzaklıkta olduğu için yürümek yerine burdan dolmuşa bindik. burası insan modelinden mi kaynaklanıyor dolmuş modelinden mi emin değilim ama bindiğimiz dolmuşta fazlasıyla zıpladık diyebilirim. hani defalarca üzerinden yürüdüğüm yolda ya sonradan çukurlar açıldı bolca, ya da acelesi olan dolmuşçu modeli (ya da sanırım amortisör oluyor ya emin değilim, ondanı bozuk dolmuş modeli) sayesinde lunaparkta gibi geçen bi yolculuk yaptık kapıya kadar :)

sonra çıktık Cepa adlı alışveriş merkezine doğru, orda da doğru gitmemiz gereken yere girdik. oda arkadaşım kıyafetleri kendi üzerinde denerken ve bende beklerken 2 adet insan modeliyle karşılaştım tam oracıkta.

bir tanesi, hani şu çghb de Burcu var ya, böyle iyileşen kadın olmuştu bi ara haber skeçlerinden birinde, aynı orda seslendirdiği ses tonuna sahip bir insandı. eşiyle beraber kızına alışverişe çıkmış anne! ama nasıl anne :) kızının giydiği ilk kotu gördükten sonra derhal satış elemanıyla muhabbete girişti (kotu da sevmedi darmış diye) neymiş efendim. "üniversiteli gençlerin kilo durumu hiç belli olmuyor biliyonnu? öle fest fud falan bi çıkıp bi iniyolar, sonra bi aldığı kotu bi daha giyemiyo." şeklinde, bunu az önce tarif ettiğim ses tonuyla hayal ediniz :) daha sonrada satış elemanına kendi hakkında gereksiz bilgiler vermeye başladı. "benim giyeceğim şey hafif olcak, biliyonnu? ayakkabıyı bile hafif seçerim ben kendime, he he he he..." şeklinde ilginç derecede herşeye karışan bir insandı kendisi :)

2. bir model yine orda karşıma çıktı, o da satış elemanlarını dövme eğiliminde bir kadın modeliydi

kadın modeli: başka elemanınız yok mu sizin?!!
eleman: ben yardımcı olayım, yemek saati olduğu için şu anda yok hepsi.
km: iyi!!!!
e: (hönk!)

eleman öyle hissetmemiş olabilir ancak benim hislerim aynı bu şekildeydi kendisini duyduğum sıralarda :)

3. ve 4. insan modellerini de müşteri hizmetlerinde ve kasada gördüm. 3. insan modelden ziyade aşırı bezginlik ifadesine sahipti, aşırı ilgimi çekti. nerdeyse "nedir sizi hayattan bu kadar bezdiren, kuzum?" diye soracaktım :p

4. model ise içmeden sarhoş olmuş tipler gibime geldi. kasaya vardığımızda bizimle ilgilenmek yerine, en ufak ve gereksiz bir şeye "hahahahuhhuuhuahahaee" şeklinde gülmektelerdi kendileri, ilgisizlik başıma tak etmiş olacak ki bu durumları fazlasıyla ilgimi çekti sanırım.

5. bir model görmedim ancak bi adet yüz ifadesi gördüm ki evlere şenlik :) kampüse döndüğümüzde önce otostop çekmeyi düşündük, neyse girişte beklerken bi tane kız var bekleyen, 3 tane daha erkek var bizden ayrı. hepsi otostop için beklemede. genç bi ağabeyimiz kıza doğru gülümseyerek gelip durdurdu arabayı, ancak o da ne tüm herkes arabaya doğru gitmekte! adam önce bi şaşkınlık ifadesine bürünüp çabuk atlattı bunu. daha sonra abimizin kızın gideceği tarafa değil başka yere gideceğini öğrendik ve diğer 3 erkek bindi arabaya. giderken adamın suratındaki yıkılmışlık ve "neye niyet neye kısmet" bakışını resmetmeyi çok isterdim ama olmadı işte :)

işte böyle bir gün kampüs dışına çıktım, farklı insan modellerinden geçilmiyor etraf :) sizlerle paylaşayım istedim bunları. iyi mi yaptım kötü mü siz karar verin. çok uzadı, kapatıyım ben çok yazmasın sevgili okur :)

baş baş...

21.10.09

yurttan nağmeler/4

A: Gökhan'ım yavaş git hızlı yazıyorsun
GM: söz verdim ama yurda geçince daha çok olcak diye dimi ama? :)

evet tekrar karşınızdayım ve gerçekten hızlı gittiğimi düşünüyorum, ama günümü paylaşmak çok hoşuma gidiyor buralarda napiyim :)

öncelikle belirtmek isterim ki yeni asılan yurt listelerinde adım olmadığından hala krallar gibi 2. yurtta kalıyorum, pek bi mutlu pek bi sevinçliyim hani bu aralar :)

bugün (daha ziyade yine saat itibariyle dün) ders çıkışına biraz renk katalım dedik, iyi de demişiz. hep birlikte olmasakta 8 kafa insan birlikte yemeğe gittik keyifli eğlenceli muhabbetler döndü dolaştı falan. ardından bugün en çok eğlendiğim atraksiyonu yapmış bulunduk. gittik tabu oynadık :)

A: bu mudur yani?
GM: budur abi eğlendim yani diceğin mi var?

tabu oynarken çok farklı anlatımlarda bulunuldu bazen gülme krizlerine girildi masa olarak. oyuna kadar grup 6 kişiye düştü aslen, sonrasında da 5 e düşmek mecburiyetinde kaldık, ama eğlencenin pek azaldığı söylenemez hani yine :) pek bi atraksiyonlu geçiyor kampüs hayatı, herkesi bekleriz efem!

geçenlerde dediydim ya 5 olacak katıldığım topluluk sayısı diye, yalan oldu o. hani iyi ki de olmuş dicem nerdeyse.

A: neden?
GM: sabır bi! :p

bi sebebi ORT ta aktif olmayı düşünmem, ne yaparım orda bilemem de zaman gösterir illa ki. diğer bi sebebi de SAS (Su Altı Sporları) topluluğuna girmiş bulunmam. saat 21,30-22,45 civarlarında antrenmanları vardı bugün, gittim öldüm bittim. ama mutluyum o ayrı. yalnız ben yüzmeyi böyle bilmezdim sevgili okur. hani kendi kendine yüzmüyorsun ki acıkınca çık dışarı bişeyler atıştır, şezlongda (acaba kelimeyi doğru mu yazdım?) biraz kestir. olmuyor öyle, yüz babam yüz. "Kurbağalama 50 m yüzün! düüüüt" gibisinden komutlar havada uçuştu sürekli. zaten bi de ayağıma kramp girdi ki evlere şenlik! neyse ama azimliyim, önce harbi bi yüzücü olup ardından da serbest dalışta ilerleyeceğim.

en hoşuma giden de az önce topluluğun baş kısımlarından bi yerden mail gelmiş olması. "sizi biraz yorduk ancak bu daha ilk antrenmandı, zamanla zamanla, hepiniz çok iyiydiniz" şeklinde motive edici azcıkta yağlı cümleler vardı :) tuttum ettim.

neyse bakalım yazmak ciddi ciddi zorlaştı, kollarım isyan ediyor! hadi iyi geceler okur ( ya da ne zamana okursan işte kendine göre düzenle o kısmı :) )

baş baş...

dipnot: gereksiz yere bi "A" kişisi uydurdum nedeni belirsiz

19.10.09

ORT

ORT?

tabi ki bileniniz var ama maksadım başlıktan dikkat çekmekti sevgili okur. neyse bakalım başlayalım.

nedir ORT? ORT = Odtü Radyo Topluluğudur. bugün (aslında saat itibariyle dün) kendilerinin ilk derslerine katılmış bulundum ve doğrusu tanışma toplantısındakinden kat kat daha çok zevk aldım kendilerinden.

özet geçmek gerekir mi? gerekse mi ya da karar veremedim. neyse derste az bişeycik radyo temel kavramlarına değinildi, ardından çıktık Radyo Odtü'nün yayın merkezine (doğru kelimeye karar veremedim bi türlü ya umarım "yayın merkezi" en uygunudur). pek bi gaza geldim oraları görünce, böyle müzikleri falan düzenliyorlar arada anons geçiyorlar, çok tatlıydı.

ardından da gittik çarşıda yemek yedik. zira orada sigarasından rahatsız olup olmadığımızı sorup, olduğumuz cevabını aldığı halde 4 adet sigarayı tüketen bi insan modeliyle yan yana oturdum. pek bi boğucuydu o kısım ama onun dışında yemekte gayet eğlenceliydi.

üstüne de Diren, Caner, Daçe, ben bi langırt oynamışız evlere şenlik (Daçe ye isminden çok bu şekil hitap ediliyor diye böyle yazayım dedim bakalım ya neyse) 55 top aldık, ama 5 maç üzerinden gitmek yerine toplamdan gidelim denildi. Caner ve ben açık ara farkla yenildik sanırım. 20-14 ten sonra saymayı bıraktım çünkü :) ancak 55 üzerinden de oynadığımızı söyleyemem. Caner bi tebriği hakettin sen burdan :) saygılarımı sunarım! adam kaleye girmiş topları tutup geri çıkartıyor eliyle. sayesinde 70 topu vurmuşuzdur hani :):)

eğlenceli geçen bi pazar gününmün ardından kafamda kalmış artıklar bunlar, sağolasın ORT, eğlendirdin bizi :)

görüşelim okur ;)

baş baş...

15.10.09

yurttan nağmeler/3

bu konuya düşündüm düşündüm "yurttan nağmeler" başlığı gider mi gitmez mi diye karar veremedim. umarım doğru etmişimdir de etmişimdir gibi geliyor :)

öncelikle az önce öğrenmiş bulunmaktayım ki (ki bu sefer gerçek) pazartesi günü yeni liste asıyorlarmış, postalanıyor muyuz heyecanıyla beklemekteyiz.

gelelim asıl konumuza. sevgili okur burda "dc" adlı bi programda açılmış bi "hub" var, bildiğin p2p yapıyorsun aslen. ancak hızı 17 MB/sn gördüm bir sefer, hani pek bi hızlı. ne indirsem şaşırdım, gözüm döndü karar veremez oldum. normal yollu p2p ye (nasıl yapılmıştır aklım ermez ya vardır bi yolu) öyle bi sınırlama gelmiş ki en çok 1 KB/sn gördüm kendilerinde, dedim dc şart. sonunda böyle oldu işte. diyeceğim şudur ki makul ücretler karşılığında dvd istekleri alınır efendim. (bkz: korsana evet)

ha bir de bilardo öğrenmiş bulunmaktayım. şimdilik "9 top" adlı oyunla sınırlı kalsam da zamanla kendimi geliştireceğim. O'Sullivan ı o kadar izledikten sonra "snooker" öğrenmemek ayıp olur diye düşünmekteyim. rakip aramaktayım, duyurulur! :)

ayrıca öğrenci toplulukları konusunda ilerlemekteyim. şu anda 3 topluluğa üyeyim ki bunlar pazartesi günü 5 e çıkabilir. bakalım kaç tanesine devam söz konusu olacak. kim eğlendirirse ona gidicez artık :)

dipnot: karar verdim de yazarken yazı cidden "yurttan nağmeler" içeriğine uygun oldu, yurt ve kampüs hayatı. güzel karar vermişim kutladım kendimi :)

pek bi kısa oldu sanki ya hadi arayı açmam söz ;)

baş baş...

7.10.09

yurttan nağmeler/2

şimdi yine bu yazı parça parça dilek şikayet ve anılardan oluşacak. hatta ilerki "yurttan nağmeler" de öyle olur. bi daha uyarı yapmam adam gibi okuyun :p girişlere fazla dikkat etmeyebilirim yani.

öncelikle şikayetten başlamak istiyorum. şikayetim odama internet bağlayabilmiş olmama rağmen dosya aktarım hızının çok yavaş olması. adamlar sınır koymuşlar. en azından bana müdür beyciğimin dediği bu :) dc adlı bi program varmışta onu da henüz tam öğrenebilmiş değilim. indirme konusunda problemlerim var yani.

neyse o zaman geleyim daha güzel şeylere, arkadaşlarla aramız gittikçe hoş oluyor, ortama alışıyoruz ama 2 den kovulmamıza ramak kaldı (geçen sefer kovmadılar bu sefer de cuma gününü bekliyoruz).

aklıma gelmişken hangi yazıdaydı hatırlamıyorum geçiciyiz diye kimliğimiz yok diye serzenişte bulunmuştum. meğersem kimliğimizin arkasına bandrol yapıştırıyormuşlar artık. bu sebepten yazıda belirttiğim gibi geldim özrümü diliyorum.

özür dilerim gerekli mercii. arz ederim...

sevgili okurlarım sonunda çarşının içindeki oyun salonunu keşfetmiş bulunmaktayım, gurur ve onurla bildiririm :) langırta sarmış durumdayız oda arkadaşlarıyla. katılımda bulunmak isteyen arkadaşları aramızda görmek isteriz :D Not: fırfır serbest :D

radyo topluluğunun tanışma toplantısı da eğlenceliydi gayet. sevdim grubu, devam ederim çok büyük ihtimal :)

aklıma gelmişken Paramore da yeni albümlerini yakın bi zamanda yayınlamış bulunmakta. "Careful" "Ignorance" "All I Wanted" ve "The Only Exception" şimdilik favorilerimden, tavsiye ederim.

öğrencilerin ingilizce çalışması için yapılmış bi yerde de asistan olmak için başvuruda bulundum bu arada bugün. dua ediniz lütfen :)

hadi aklıma da bişey gelmiyor başka. daha farklı ve eğlenceli olaylar yaşadığım zaman onları yazarım telafi olmuş olur :)

baş baş...